8 Aralık 2013 Pazar

Özgeçmişin Yolculuğu

Bir özgeçmişin nasıl hazırlanması gerektiği ile ilgili yüzlerce makale bulabilir, farklı formatlarda yüzlerce özgeçmiş örnegine ulaşabilir, amacınıza en uygun olanı istediğiniz gibi düzenleyerek kullanabilirsiniz.

Ne yazık ki elimizin altındaki bunca imkana rağmen, özensiz hazırlanmış, anlatmak istediğini anlatamayan, sizi diger adaylardan ayıran özelliklerinizi öne çıkartamayan, iki sayfaya sığabilecek bilgilerin sırf kalabalık görünsün diye beş sayfaya yazıldığı özgeçmislerle karşılaşıyoruz.

Yukarıda bahsettigim gibi, özgeçmişinizi nasıl hazırlamanız gerektiği ile ilgili yüzlerce dökümandan faydalanabilirsiniz, ancak ben bu yazıda daha çok özgeçmişiniz bir insan kaynakları uzmanının eline geçtikten sonra yaşanabilecekleri anlatacağım.

Özgeçmişiniz bir insan kaynakları profesyonelinin masasına çok farklı yollardan ulaşabilir ; ancak bunları "ulaşılan" ve "gelen" olarak iki temel başlık altında toplayabiliriz. "Ulaşılan" özgeçmişler arayışta bulunulan spesifik bir göreve istinaden çeşitli kanallar aracılığıyla elde ettiği özgeçmişlerdir. Bu kanallar; çeşitli kariyer siteleri, kurum içinden gelen referanslı özgeçmişler ve yapılan genel başvuruların toplandığı kurum özgeçmiş havuzları olabilir. Buradaki mantık, insan kaynakları uzmanının kendi istek ve arzusu ile herhangi bir şekilde havuza girmiş bir özgeçmişe ulaşmasıdır. "Gelen" özgeçmişler ise yukarıda bahsedilen referanslı özgeçmişler ve "walk in" (kendi gelen) başvurulardır (bu arada otelcilik sektöründe rezervasyonsuz gelen müşterilere de walk in deniyor). "Gelen" özgeçmişler, herhangi bir pozisyona değil, özgeçmişlerinin genel veritabanında bulunması ve ilerde olaşabilecek pozisyonlarda değerlendirilmek amacıyla yapılan başvurulardır.


Ulaşılan özgeçmişlerde, bir sonraki aşamaya geçmek için ilanda belirtilen niteliklere (bkz. İlan Karmaşası) sahip olmak gerekiyor, çoğunlukla yapılan başvurular arasından uygun olmayan özgeçmişlere olumsuz mektubu gönderilir, eğer spesifik bir özgeçmiş değilse o başvurular farklı pozisyonlar için pek saklanmaz. Gelen özgeçmişler ise herhangi bir pozisyona istinaden gelmediğinden (genel başvuru olduğundan), kısaca okul, deneyim, ikamet durumlarına bakılarak iş gruplarına göre klasörlenir. Bu arşivleme işlemini şansa bırakmamak için yaptığınız genel başvurularda hangi pozisyonda çalışmak istediğinizi mutlaka belirtin; belirttiğiniz bu pozisyonlar, sizi çalışmak istemediğiniz bölüme bir adım daha yaklaştıracağı gibi insan kaynakları uzmanının işini de hayli kolaylaştıracaktır. 
Yukarıda bahsettiğim "özgeçmişinizi özenli hazırlayın" uyarısının en fazla dikkate alınması gereken zaman ise şimdi geliyor; diyelim ki genel bir başvuru yaptınız, doğru kanallar üzerinden - çalışmak istediğiniz pozisyonu da belirterek insan kaynaklarına yolladınız. Eğer; 

- Birbuçuk sayfada anatabileceğiniz geçmişinizi ansiklopedi boyutlarında gönderdiyseniz,
- A4 boyutlarındaki zarfın içinden 4'e katlanmış bir özgeçmiş çıkıyorsa, (Özgeçmişinizin başına yolda gelebilecek kazalara karşı plastik bir dosya içerisine koymakta fayda var)
- Fotoğraf kısmına arkadaşlarınızla tatilde çektirdiğiniz 10 kişilik bir fotoğrafı koyduysanız, üstüne üstlük kendinizi tükenmez kalemle yuvarlak içine alıp, yanına da ok çıkartıp "bu ben" yazdıysanız,
- Referanslarınız profesyonel çalışanlar ya da daha önceki yöneticileriniz yerine mahalle arkadaşınız Hasan, emekli üst kat komşunuz Rıza Amca şeklindeyse,
- Hiç bir iletişim bilginiz bulunmuyorsa, ya da 3 farkllı cep telefonu, 5 ayrı elektronik posta adresi varsa,
- Özgeçmişinizi elektronik posta ile gönderiyorsanız, ve eklenmiş herhangi bir dosya yoksa,
- Özgeçmişiniz, formatı kaymış ya da yaygın yazılımlar tarafından açılamayan dosya biçimindeyse..

anladınız sanırım..

İşte o zaman şansınızı bile bile düşürüyorsunuz demektir. Ayrıca şansınızın neden düştüğünün mantıklı bir açıklaması da var..

Her kurumun kendine özgü olan ve adaylarda bulunmasını beklediği çeşitli yetkinlikler vardır. Yetkinlik kavramı başlı başına ayrı bir yazının konusu ancak kısaca açıklamak gerekirse, yetkinlik; sahip olduğunuz bilgi, beceri ve kişisel özellikleriniz tamamına verilen isimdir. İletişim, çatışma yönetimi, dinleme, ikna etme, bilgisayar kullanımı, yabancı dil, sabır, girişkenlik... Bunların tümü pozisyona göre değişen yetkinlikler olarak değerlendirilmektedir.

İşte bu yetkinliklerin en önemlisi "iletişim" yetkinliğidir, özgeçmişiniz ile bir iş başvurusu yapmak ise "yazılı iletişim" yetkinliğine sahip olup olmadığınızın en güzel göstergesidir. İletişim yetkinliği, birçok kurumda temel yetkinlik grubunda yer alır; temel yetkinlikler, her ne ünvan olursa olsun - ofis personelinden genel müdürüne kadar - her pozisyon için sorgulanan yetkinliklerdir. Temel yetkinliklerden herhangi birine sahip olmamanız durumunda o kurumda herhangi bir pozisyon için sizinle ilerlenmeyecektir.

Buradan çıkan sonuç; şayet hazırlamış olduğunuz özgeçmiş yazılı iletişim becerilerinizin yeterli seviyede olduğunu göstermiyorsa sürecin daha başında elenmenizin kaçınılmaz olduğudur. Titizlikle hazırlanmış bir özgeçmiş, hayallerinizdeki işe girmenizi belki direkt olarak sağlamayacaktır, ancak bu yolda atacağınız ilk ve en etkili adımdır.

İyi günler..

İlan Karmaşası

"İnsan ilişkilerinde başarılı, ekip çalışmasına yatkın, iletişim becerileri kuvvetli, analitik düşünebilen, liderlik vasıflarına sahip takım arkadaşları aranıyor.."
Üzgünüm, fakat böyle bir ilanla elinizde sadece karmakarışık bir özgeçmiş yığını olur, ayrıca yapılan başvurular ile saatlerce boğuşmak da cabası.
Peki, nerede hata yapıyoruz?
Muhtemelen 
aradığımız “teknik” ve “kişisel” özellikleri (hard skills ve soft skills) nasıl aramamız gerektiğini bilmediğimiz için hata yapıyoruz.
Tabi ki birlikte çalışmak istediğimiz adayın kuruma uygun güçlü kişisel yetkinlikleri olmasını bekleriz ancak bunu adaylar ile ilk bağlantıyı gerçekleştirdiğimiz is ilanında belirtmemiz pek verimli olmayacaktır, bunun yerine ilanda adayın eğitimi, yabancı dil seviyesi, deneyim durumu gibi işin gerektirdiği teknik özellikleri belirtmemiz daha sağlıklıdır.
İsin gerektirdiği kişisel yetkinliklerin mülakat esnasında sorgulanması, ise alım surecini daha kontrollü yürütülmesini sağlayacaktır.
Zaten bugüne kadar kendisinin - örneğin takim çalışmasına uygun olmadığını düşünüp, sırf bu nedenden dolayı ilana başvurmayan bir aday tanımadım.
İste bu belirsizlikler dünyasında en azından insan kaynakları tarafı beklentilerini net bir şekilde ifade ederse yaşanacak zaman kayıplarının önüne geçebiliriz.
İyi günler.

Yerçekimsiz Ortamda Çay İçmenin Dayanılmaz Hafifliği

Evinize gelen misafirlere bir takım ikramlarda bulunursunuz..
Peki misafiriniz ikramlarinizin hepsini reddederse ne hissedersiniz?

Açıkçası ben pek memnun olmam..
Sanırım siz de..

Çünkü misafirlerini "krallar gibi ağırlamak" bize özgü bir davranış..

Mülakata başlarken tüm adaylarımıza içecek birşeyler ikram etmek isterim, ancak nedense adayların 3'te 2'si hiçbir şey istemediklerini, kalanı da sadece su içmek istediğini söyler..

Aslında bunun nedenini az çok biliyorum;
Zamanın birinde çok bilmişin biri çıkıp "aman sevgili adaylar, mülakatta sakın ola ki çay kahve istemeyin, üstünüze başınıza dökersiniz, hem şekerini karıştırması ayrı dert, içmesi ayrı dert..Siz en iyisi su için..Yok yok onu da içmeyin, mülakatçı zaten sabahtan beri görüşme yapmaktan yorgun ve bitap düşmüştür, bir de ekstra iş çıkartıp eksi puan almayın.."
...

Yahu ne zamandan beri çay içmek dert oldu?
Sanki yerçekimsiz ortamda içiyoruz biz bu çayi..
Alt tarafı çay, kimin dikkati dağılmış çay içerken
ya da bir bardak çayı üzerinize dökme ihtimaliniz nedir ki..
Hem varsa eğer heyecanınız yatışır..
...

Sevgili mülakatçılar, adaylarınıza en azından birşeyler içmek isteyip istemediklerini sorun..
Sevgili adaylar, gerçekten birşeyler içmek isterseniz, lütfen çekinmeyin ;
Hiçbir mülakatçı, aday çay içti diye mülakatı olumsuz neticelendirmez..

İyi günler..

Mülakat


Mülakat ;


isim (müla:ka:tı, l ince okunur)

1 . Buluşma, görüşme: "Mülakattan sonra da kendilerinin avdetine müsaade etmemek lüzumu bence tabii idi."- Atatürk.
2 . Röportaj.
3 . Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.
Kaynak ; TDK


"Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme."

Mülakatın temelinde "karşılıklı konuşma" yani bir tür iletişim vardır..
İletişim becerileriniz ne kadar yüksekse bir mülakatta başarılı olma şansınız da o kadar yüksektir.

"İnsan kendi yüzünü göremez. Kendi sesini değerlendiremez. Kişi aynada yüzüne bakınca bir görüntü görür ama bir yerden görür aslında; kendisini arkadan görme olanağına hiçbir zaman ulaşamamıştır. Bir başkası gibi bakamaz kendine. Onun için insanın kendini anlatmasında trajik bir yan vardır"

Cemal Süreyya

Mutlu İnsanları Diğerlerinden Ayıran 12 Şey